Subscribe RSS
KANDİL MESAJI Tem 26

Hazreti Muhammed’in Allah’ın af dileyenlerin dualarını kabul edeceğini bildirdiği Beraat Kandili bu gece kutlanacak.
Müslümanlar bu gece dua edip camileri dolduracak, mevlitler okunacak.

Beraat Kandili; Cenab-ı Hakk’ın feyiz ve bereketini bolca dağıttığı, günahlardan arınma noktasında büyük fırsatlar sunduğu gece anlamına gelmekte olup, bu geceyi en iyi şekilde değerlendirmemiz ve Rabbimize olan kulluk vazifesini yerine getirmeniz kendi hayrımıza olacaktır.

Tüm Okuyucularımızın ve İslam âleminin mübarek Beraat Kandilini kutlar, insanlığa barış, huzur, dayanışma ve kardeşlik duygularının güçlenmesine vesile olmasını dileriz

ünlü İslam Alimi, Şeyh Edeb-Ali’nin verdiği öğüt Tem 10

Aşağıda ünlü İslam Alimi, Şeyh Edeb-Ali’nin verdiği öğütleri
anlatan bir yazı. Çok hoşuma gitti. Neredeyse 700 yıl önce
söylenmiş ama hiç mi hiç eskimemiş. Tüm zamanlar için geçerli.

“Oğul insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın,
ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah
rüzgarında savrulur gidersin…
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük
değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler,
görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına
çıkacaktır. Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere
dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme,
bildin bilme.

Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.

Üç kişiye acı:
* Cahiller arasındaki alime,
* Zenginken fakir düşene,
* Hatırlı iken itibarını kaybedene.

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.

“Bilesin ki atın iyisine DORU,”
“Yiğidin iyisine DELİ derler.”

İKİ KRAL, ÜÇ HEYKEL VE BİR ŞİFRELİ DERS. Tem 06

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.

Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.

Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: “Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.”

Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.

Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.

Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.

İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.

Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:
*******************************************************

“Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.

Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.

En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.

Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim.

MERHUMUN YAKININDAN KINAMA MESAJI Tem 04

Geçen hafta Kasım GÜNBEL adında bir şahıs vefat etti. bilmem biliyormusunuz? neyse dediğim gibi çevrenizden biri olmayınca umursanmıyor. nedense çevrenizden bir vatandaş olsa hemen yayınlanırdı değilmi. neyse gerek duymadık çünkü bu köyde sadece sabit insanların olmadığını ve köyde ne kadar hemşehrimiz varsa hepsinden allah razı olsun yardım ve başsağlığında bulundular. ben köyümün içinde neler olduğunu eminimki sizden daha iyi biliyorum. Herşeye rağmen benim köyüm bir CENNET VATAN ben internetten tanımıyorum sadece ben köyümün her güzelliğini içinde biliyorum. o yüzden hiçbir şeyi umursamıyorum. Benim kölüm internet sayesinde tanınmadı. İnsanlığıyla, dürüstlüğüyle, saygısıyla kısacası içtenliğiyle tanınıyor. BAŞIMIZ SAĞOLSUN HACIMUSA KASIM GÜNBEL i KAYBETTİK: ben duyurayım o zaman byeeeee………….

KÖYÜMÜZÜN SEVİLEN SAYILAN SAKİNLERİNDEN SAYIN kasım GÜNBEL vefat etmiş bundan haberimiz yoktu köyden ve yakınlarından bizlere ulaşan olmadı uzaktaki yakınlarına ve sevenlerine buradan bilgi veremedik yakının kınama sitem dolu mesajına saygı duyuyor merhuma allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum başınız sagolsun

Kategori: HACIMUSA HABERLERİ  | 3 Yorum
DÜZCE BEYCİLER İLKÖĞRETİM ISPANAKLI YUMURTA Haz 15
Ispanaklı yumurta tarifini birde benim miniklerden dinleyin…

Haz 13

Haz 13

HAZAN NEDİR Haz 12

DÜŞLERDE SEVDİM SENİ Haz 12

SİTEMİZ YAYINA DEVAM ETSİN Mİ ETMESİN Mİ? May 26
                DEĞERLİ HACIMUSALILAR SİTEMİZ ÇOK YAKINDA 2. YILINI
DOLDURACAK.  SİTEMİZİN  BUNDAN SONRA YAYININA DEVAM EDİP
ETMEMESİ KONUSUNDA KARARSIZIM…
               BU KONUDA SİZİN FİKİRLERİNİZİ VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM …

                                                                Erdal KARAKAYA

Kategori: DUYURU  | 25 Yorum