Mart, 2009 Tarihi Arşivi
Sevgili Anne ve Babacığım
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları demek isterdim:
Sürekli büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da , sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.
Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Bana oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde ve her işimde koruyup kollamaya çalışmayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bana yanılma payı bırakın. Kendi işimi kendim görmeye alıştırın. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?
Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum.
Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.
Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor , hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.
Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve açık olsun.
Öğütlerinizden ziyade davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.
Çok konuşup, çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. “Ben senin yaşındayken….” Diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışlarım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.
Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Başarmam için beni destekleyin. Hiç değilse çabamı öğün. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni başkaları ile karşılaştırmayın; umutuzluğa kapılırım.
Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın, yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunalttığım zaman soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın, hele başkalarının yanında ! Güç durumda kalabilirim.
Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özğür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz, tersine beni size daha çok yaklaştırır.
Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor , belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdiklerinizin yanında benden istediklerinizin de çok olmadığını biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vaz geçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.
Benden “ ÖRNEK ÇOCUK” olmamı beklemezseniz, ben de sizden “ KUSURSUZ ANA – BABA” olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
SİZİN ÇOCUĞUNUZ OLARAK DOĞMAK ELİMDE DEĞİLDİ. AMA SEÇMEK HAKKIM OLSAYDI, SİZDEN BAŞKA KİMSENİN ÇOCUĞU OLMAK İSTEMEZDİM.
Sevgiler
Çocuğunuz
( Prof. Dr. Atalaya YÖRÜKOĞLU, Epiloque to “ Çocuk Ruh Sağlığı”)
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1980, pp.3
ÇOCUĞUMUZ BAŞARILI BİR ÖĞRENCİ OLSUN MU?

Son Yorumlar