Subscribe RSS

Mart, 2009 Tarihi Arşivi

ASKERLERİMİZİN VEDA GECESİ Mar 16
Kategori: ASKER KÖŞESİ, VİDEOLAR  | Etiketler:  | 3 Yorum
Mar 05

Sevgili Anne ve Babacığım
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları demek isterdim:

Sürekli büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da , sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.

Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Bana oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde ve her işimde koruyup kollamaya çalışmayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bana yanılma payı bırakın. Kendi işimi kendim görmeye alıştırın. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?

Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum.

Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.

Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor , hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.

Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve açık olsun.

Öğütlerinizden ziyade davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.

Çok konuşup, çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. “Ben senin yaşındayken….” Diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.

Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışlarım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.

Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Başarmam için beni destekleyin. Hiç değilse çabamı öğün. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni başkaları ile karşılaştırmayın; umutuzluğa kapılırım.

Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın, yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunalttığım zaman soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın, hele başkalarının yanında ! Güç durumda kalabilirim.

Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özğür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz, tersine beni size daha çok yaklaştırır.

Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.

Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor , belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdiklerinizin yanında benden istediklerinizin de çok olmadığını biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vaz geçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.

Benden “ ÖRNEK ÇOCUK” olmamı beklemezseniz, ben de sizden “ KUSURSUZ ANA – BABA” olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.

SİZİN ÇOCUĞUNUZ OLARAK DOĞMAK ELİMDE DEĞİLDİ. AMA SEÇMEK HAKKIM OLSAYDI, SİZDEN BAŞKA KİMSENİN ÇOCUĞU OLMAK İSTEMEZDİM.

Sevgiler
Çocuğunuz

( Prof. Dr. Atalaya YÖRÜKOĞLU, Epiloque to “ Çocuk Ruh Sağlığı”)
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1980, pp.3

OKURSAK NE KAYBEDERİZ Mar 03

ÇOCUĞUMUZ BAŞARILI BİR ÖĞRENCİ OLSUN MU?

 

Değerli arkadaşlar hangi veli istemezki çocuğu başarılı olsun!

Okula gittiğinde öğretmenlerden olumlu şeyler duysun!

 

Tabiki bütün velilerin düşüncesi aynıdır.

O zaman bizler de veli olarak üzerimize düşeni yerine getirmeliyiz.

Peki nasıl?

      

Yapılan araştırmalara göre başarı yada başarızılıkta zeka kadar ailenin sosyal çevrenin ve okulun da büyük etkileri vardır.hatta zekanın çevreye aileye ve beslenmeye bağlı olarak gelişim gösterdiği de aşikardır.Öyleyse eğitimde başarı için tek bir etken üzerinde yoğunlaşmak doğru değildir.Konuyu şöyle toparlarsak başarı için;

      

       1-Çocuğumuzu eğitim seviyesi yüksek sosyal çevrede yetiştirmeli,

       2-Çocuğumuz için vizyonu geniş iyi bir okul seçmeli,

       3-Ne yaptığının farkında olan bir öğretmen seçmeli,

       4- Aile olarakta bizler üzerimize düşeni yapmalıyız.

 

      Şimdi başarı için bu olmassa olmaz bu dört maddeyi derinlemesine  irdelemeye kalkışsak bir kitap yazmamız gerekir. Ben burada  kendi bilgi ve tecrübelerimden edindiğim izlenimlerimi siz değerli arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.

 

      1-Eğitim seviyesi yüksek sosyal çevre derken istisnalar hariç  kendi köyümüzde ve ilçemiz de okuyupta sınavı kazananlar mı fazla yoksa il merkezlerinde yada büyük şehirlerde okuyupta sınavlarda başarı gösterenler mi çoğunlukta? Fen Liselerinde  ve üniversitelerde okuyan öğrencilerimizi lütfen düşünelim.

 

      2-Neden Vizyonu geniş bir okul ? Bu konu yine sosyal çevre ile bağlantılı bir husustur. Az gelişmiş ve kırsal kesim sayılan bölgelerdeki okullarımız maalesef eğitim alanıda başarısız olmaktadırlar.Buralarda gerçekçi bir amacın olmaması kaliteli öğrencilerin daha iyi denilen okullara kaçması, öğretmenin ordan gitmek için gün sayması, bu çevredeki velilerin ilgisizliği materyal eksikliği vb nedenlerle bu okullarımız başarısız olmakta, tabiri caizse ümit vaadeden öğrencilerde arkadaşlarına benzemekte ve kaybolup gitmektedirler.Bu nedenle okul seçiminde dikkatli olmalıyız.

 

      3-Ne yaptığının farkında olan öğretmen?Akadaşlar bende bir öğretmenim bu konuda konuşmam belki yanlış ama yeri geldiğinde gerçekleri söylemekte gerektiğini düşünüyorum. Belki bu tür öğretmemlerin sayısı çok az ama birgün sizin çocuğunuzun böyle  bir öğtretmende okumayacağı ne malum. Öyle öğretmeler varki eğitim camiamızda sadece günü dolduruyor. Ne için okulda? Ne için sınıfa giriyor? Farkında bile değil. Bunları araştırmak takip etmek çocuğumuzun geleceği için önemlidir.

    

      4-Ve geldik aileye! Arkadaşlar bu yazıyı yazmaktaki asıl amacım ailenin başarıya olan etksini anlatmaktı ama öteki konulara değinmeden geçemedim.

          Eğitimde en az okul kadar ailede çok nemlidir.Yapılan araştırmalarda okula ilgili çocuğuna ilgili ailelerin çocuklarının daha başarılı olduğu görülmüştür.İlgi derken bir çok veli bunu yanlış algılamaktadır.Maddi olarak bütün ihtiyaçlarını karşıladığında sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünmektedirler.Araç gereçlerini almakla yada harçlığını vermekle hocam ceketimi satıp okutacam demekle bu iş olmuyor!!!!!

        

          a)En önemli kısım çocukla, derleriyle, okuluyla ilgilenmektir. Peki bu nasıl olacak öncelikle çocukla çok iyi bir iletişim kurmalı çocukla arkadaş olmalıyız.Çocuk aillesiyle her türlü konuda konuşabilmeli hiç çekinmemelidir.Uygunsuz konuşmalarda  çocuk kırılmadan uygun bir üslupla uyarılmalıdır.Çocuk bir defa korktu mu diğer konularda da  çekingenlik gösterir ve içine kapanık bir öğrenci olur.Kısacası çocuğumuzla çok iyi bir arkadaş olmalı yalnız onu kendi arkadaşlarından da koparmamalıyız…

 

        b)Çocuğun planlı ders çalışmasına yardımcı olmalı; ne zaman tv seyredecek ne zaman oyun oynayacak, ne zaman ders çalışacak bu konularda çoculara yardımcı olunmalı ve çocukla birlikte planlanmalıdır.

        

        c) Çocuğun ödevleri her akşam kontrol edilmeli ve ödev yapımında rehberlik edilmelidir.Sadece; ödevini yap, ödevini yaptın mı?Kitap okudun mu ?Test çözdün mü ? gibi söz ve sorularla çocuğa rehberlik edilmez.

 

       ç)Sürekli olarak öğrencinin öğretmeni ile iletişim halinde olunmalıdır.Böylece öğrencide görülen olumsuz gelişmeler daha erken tespit edilip çözüme kavuşturulur.

 

       d) Öğretmenin önerdiği hert ürlü kaynağı, araç gereci almaya çalışın. İtiraz etmeyiniz. Bakanlık yasakladı, bunların ders kitabı yetmiyor mu? Demeyiniz.Çünkü yetmiyor.o kitaplar bence beş para etmeyen uyduruk kitaplar( tüm arkadaşların düşünceside aynı) maalesef bu kitaplara bağlı kalmak zorundayız başka kaynaklar yasak!!!! SBS denemeleri de yasaklandı ! ne güzel..

 

    Ama özel okulara ve dersanelere serbest!!!!!!!  onlar öğrensinler ….

    Ve bizim öğrencilerle aynı sınava girsinler…

 

        Yorumu sizlere bırakıyorum..

 

>>>>HERŞEY ÇOCUKLARIMIZ İÇİN<<<<

 

        İnşallah herşey gönlünüzce olur..

 

 

 

                                       ERDAL KARAKAYA