Subscribe RSS

"FIKRALAR" Kategorisi Arşivi

öznur ve derya dan fıkralar Eki 30

oznur Says:

- TATİL – İş adamı,oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir.eşide kendisi gibi meşgul olduğu içinbirlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur.iş adamı ispanya kıyılarında bi otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider.Otele yerleşirken bir aylık rezervasyon yaptırır.Bir hafta kadar kaldıktan sonra,akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup getirir.Mektubu okuyan adam hemen otel yöneticisinin yanına gider.”ne yazıkki tatil sona erdi”..Yönetici şaşırır,”ama beyfendi,bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız,ne oldu böyle aniden..”İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verdi,”evet bir ay kalacağım,ama tatil bitti.Karım işinden izin almayı başarmış,iki gün sonra burda olacakmış”…..
**************************************************** -SARHOŞ- Yaşlı ve çok çirkin bir kadın,soluk soluğa karakola girer şikayetçi olur,
-adamın biri beni bir saattir izliyor,kendimi buraya zor attım memur bey ama galiba adam sarhoştu,
polis kadını tepeden tırnağa süzer ve vevap verir.
-galiba değil,besbelli sarhoşmuş”der…
****************************************************
Bir gün sarhoşun biri
kaldırımda yürürken bir adama rastlamış ve sormuş,
-kardeş karşı kaldırım neresi,
adama gülerek karşıyı göstermiş.sarhoş karşıya geçtikten sonra başka bir adama daha sormuş.
-kardeş karşı kaldırım neresi,
adam gülerek karşısını göstermiş.sarhş baya sinirlenip adama setr bit tokat atmış.Adam şaşkın sormuş,
-niye vurdun ya,
sarhoş cevaplamış,
-dalgamı geçiyosun demin de ordan burayı gösterdiler……

****************************************************
iki sarhoş yolda tartışıyolarmış,birisi ayı göstererek bu aydır,öbürüde yok o güneştir diyomuş.Bunları gören temel bulaşmadan ordan sıyrılmak istemiş.Ama nafile sarhoş adamlar temeli tarlayarak sormuşlar,
-söyle ulan bu aymıdır,güneşmidir
temel cevap vermiş,
-valla abi ben buranın yabancısıyım..
****************************************************

Kulakları duymayan bir adam hastenede yatan bi arkadaşını ziyaret gitmek ister ve klasik cevaplara göre konuşmayı hazırlamış,”nasılsınız derim oada iyyim der,bende oh ne güzel derim ve devam ederim”diye düşünür.Hasteneye gider arkadaşının baş ucuna oturur,
-nasılsın arkadaşım,iyi misin,
-ölüyorum ya
-oh ohhhh ne güzel,ne ilaç veriyolar
-zehir,zehir,
-oo,o çok iyidir,dokorun kim,
-azrail.
-çok sevindim ondan iyi doktor yoktur ..

****************************************************
-TEMEL VE İNGİLİZCE- Temel ingilizce öğrenmek için dersaneye yazılmış,ilk derste”come”yani gel demeyi öğretiyolarmış.öğretmene sormuş şaşkınlıkla,
-pu nasul iştur,come yazaysun,kam okiysun,peçi cel olduğinu nasıl anliysun….

****************************************************
-DELİLER VE DOKTOR- Bir gün daktorun bir tanesi iyileşmiş olan delileri tesbit edip taburcu etmek için teşhise başlar,duvara otobüs resmi yaptırır ve delilere
-hadi binelimde gidelim otobüsle ,der
bir tanesinin dışında hepsi olmayan otobüse binmeye çalışır,onun yanına gider ve
-aferin oğlum,sen niye binmedin otobüse,
deli gayet sakin dir ve
- görmüyomusun çok kalabalık ben taksiyle giderim..
derrr…

****************************************************
-İNTİHAR-
Adamın birisi işten kovulunca çareyi intihar etmekte bulur,tam intihar ederken onu gören arkadaşı yanına gelir ve
-yahu o ipi ağaca bağlamış napıyorsun öyle
adam,
-hiç intihar ediyorum.
-hiç beline ip sarıpta intihar eden gördünmü sen,intihar ediyosan ipi boğazına sar..
adam
-ilk önce öyle yaptım ama nefes alamadımki….

Umarım beğenirsiniz bende fıkra buldum ve yazmak istedim.AMA SADETTİN HOCAM SİZİNKİLERDE ÇOK GÜZELDİ…SAYGILARIMLA…

Ekim 30th, 2008 at 16:31 e

DERYANIN GÖNDERDİKLERİ

TEMEL VE MAYMUN

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel’in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: “Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek…” diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : “Maymunu iyi besle!”

YAVAŞLA

Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor… Bakmış bir tabela: “YAVAŞLA 80 km.” Hızını o an 80′e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: “YAVAŞLA 60 km.” Temel 60′a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: “YAVAŞLA 40.” – “Yolda çalışma var galiba!” deyip 40′a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: “YAVAŞLA 15 km.” Talimata uyarak 15 km.’ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: “YAVAŞLA’YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500″

TEKRAR DENEYİN

Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: – “Tekrar deneyin.” Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: – “Tekrar deneyin.” … … … En sonunda sinirlenen Temel: – “Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi.”

BAŞKA ASKER YOKMU

Yeni asker olan Temel’e komutanı sormuş: – “Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?” Temel heyecanla cevap verir: – “Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım.” Komutan tekrar sormuş. – “Peki, karşıdan geliyorsa?” – “Karşıya ateş açarım, komutanım.” – “Arkadan geliyorsa?” deyince komutan, Temel dayanamamış: – “Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok mu?”

TEMEL KARAYOLLARI’NDA

Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel’e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar; “1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre..” “Temel”, der “her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?” Temel cevap verir: “Aksine amirum daha çok çalışayrum lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum.”

VERDİNİZ Mİ?

Temel araba sürerken kırmızı ışıkta geçmiş.Tabii bunu gören polis temeli durdurmuş. Polis: – “Ehliyet ve ruhsat beyfendi!” Temel: – “Verdunuzda mi isteysunuz..”

İDRAR TAHLİLİ

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar: – “Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?” Adam: – “Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler!” der. Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Bu sefer susan adam, Temel’e sorar: – “Hemşerim, sen niye ağlamaya başladın?” Temel: – “Ben” der, “idrar tahlili yaptırmaya geldim.”

SIKINTI

Temel İngiltere’ye gitmişti. Arkadaşları Temel’e: – “İngilizce bilmezdin İngiltere’de çok sıkıntı çektin mi?” demişler. Temel: – “Hayır, sıkıntıyı asıl İnciluzlar çekti…”

UZAKLAŞTIK

Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beşyüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun’u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel’e dönüp : – “Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık…”

ÖKSÜRÜYORUM

Temel dahiliyeciye gitmiş. Doktor ona neyinin olduğunu sormuş. – “Öksurayrum”, demiş Temel. – “Ne zamanlar öksürüyorsun?” – “Tuvalette oturuyurken kapiyu tiklattiklari zaman”, demiş Temel…

İÇKİ İSTEYEN LAZ

Temel otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.. ‘Ulan’ diyor, “Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?” Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor. “Bana bir fvisku.. yok böyle anlarlar”.. “Bana bir rakı, yok” diyor “böyle de anlarlar”. “Bana bir bira.. tamam” diyor “böyle iyi.. anlamazlar”. Ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor: – “Barmen bana bir bira”. Barmen Temel’i biraz süzdükten sonra soruyor: – “Birader sen laz mısın?” Temel: “uuuy nasil anladın” diyor: – “Burası resepsiyon bar karşıda..”

ŞOFÖRSÜZ GİDİYOR

Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun’u aradı: – “Tursun, orada durum nasıl?” – “Hüç… Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor.” Temel: – “O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor.”

3 KİŞİ

Temel Amerika’da trafik polisidir. Bisikletle yol trafiğini ihlal eden bir papazı durdurur: – “Dur, ceza yazacağım.” – “Ceza mı? Yazamazsın.” – “Haçan nedenmiş o?” Papaz gülerek cevap vermiş: – “Benim sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var.” Temel hemen atılarak: – “Uy da, yazacuğum. Bisiklete üç kişi bineysun!..”

TRABZON’A GİDER

Temel uçakla Trabzon’a gidecekmiş. Oturmuş bir yere rastgele. Asıl yer sahibi gelmiş: – “Beyfendi burası benim yerim kalkar mısınız?” – “Hayır.” – “Beyfendi burası benim yerim kalkın.” – “Hayır.” Yer sahibi gider hostese başvurur. – “Beyfendi burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız lütfen?” – “Kalkmam.” Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel’in kulağına bir şey fısıldar ve Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş durumdadır, “biz bu kadar uğraştık kalkmadı acaba kaptan nasıl kaldırdı bunu” diye. Dayanamıyorlar, Kaptan’a soruyorlar: – “Dedim ki burası Trabzon’a gitmez..”

2 TÜP GEÇİT

İstanbul’a tüp geçit yapılması için ihale açılmış.. Amerika, Japonya vs. hepsi teklif vermiş, 10 milyar, 20 milyar dolarlar… Bizim Temel’le Dursun ise 10 bin dolarlık bir teklif getirmişler.. Komisyon gitmiş Trabzon’a; Temel’le Dursun’u görmeye.. Demişler ki, “ihaleyi size vereceğiz, anlatın bakalım projenizi?” Temel başlamış anlatmaya… – “Ben gidicem Anadolu yakasına başlıycam denizin altından kazmaya, İdris de gidecek Avrupa yakasından kazacak. Denizin altında ortada buluşucaz.” Yetkililer sormuş: – “Peki ya hiç buluşamazsanız ne olcak?” İdris de bu sefer atılmış: – “O zaman bir tüp geçit fiyatına iki tüp geçit yaptırmış olacaksınız…”

GECEYİ BURADA GEÇİRECEĞİZ

İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri bozulmuş. Pilot anons etmiş: – “Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa gerek yoktur”. Aradan çok geçmeden ikinci motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş: – “Uçağın ikinci motoru da bozuldu….”. Temel Dursun’a dönmüş: – “Tursun desene geceyi burda geçireceğiz.”

YUNUS BALIĞI

Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Temel’e: – “Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?” Temel biraz düşündükten sonra: – “Yunus balığı olayım”, demiş. Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş: – “Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?” Temel masum bir şekilde cevaplamış: – “Yüzme bilmiyordum, boğuldum!”

umarım benim fıkramımıda beğenirsiniz

Kategori: FIKRALAR  | 2 Yorum
fıkra alemi tıklayın gülme garantili Eki 30

Ecel Korkusu

Hoca, Timur Han’ın askerlerinin yanından geçerken askerlerin nişancı komutanı tarafından çagrılır.
- Hocam şu agaca yaslanın da askerlerimin hünerlerini size gösteriyim.
Askerlere emir verir:
- Rahat,
- Hazır oll,
- Ateş,
kelimesi ile hocanın kavuguna tam 10 ok gelmiş kavuk delik deşik olmuştur
Komutan:
-Hocam askerlere söyleyim de size yeni bir kavuk getirsinler.
-Komutanın izin verin bir adet de salvar alsınlar.
-Hocam biz sizin salvarınıza birşey yapmadık ki, ne oldu hayırdır.
-Yok canım ben biliyorum, onun da kavuk gibi giyilecek hali kalmadı.

hoca cenaze yıkamasını bilirmiki ?

çocuk denecek çok genç yaşta bir hoca yeni mezun olmuş ve tayini çıkmış ,köylü ya bu ne anlar hocalıktan ,cenazemiz olsa ortada kalır vallah demişler ,kurnaz köylünün bi tanesi kolayı var üzülmeyin demiş nedir dediklerinde ölü taklidi yapıp hocayı sınamak
Adamın biri ölü taklidine razı olmuş ,olmasınada sonra ne mi olmuş.yıkamak için camiiye götürmüşler.hoca cenaze yıkadığı yere hatamı bulurlar diye kimseyi sokmamış Aradan bir saat geçmiş çıkmamış.iki saat geçmiş çıkmamış.üç saat ,dört saat derken sonunda çıkmış.sormuşlar”hoca neden bu kadar geç kaldın?”diye. Hocada “ne yapayım adam dirildi gebertene kadar canım çıktı”demiş.

Boş Ver Yenisini Alırız

Bir gün hoca eve yorgun gelir. Karısına:
- yemek hazırlada yiyelim
der.Yedikten sonra yatarlar. O gece eve üç hırsız girer,tabakları çalarlar karısı:
- hoca hoca tabakları çalıyorlar
der.Hoca:
- boş ver yenisini alırız
der.İkinci gün koltukları çalarlar.Karısı:
- hoca hoca koltukları çalıyorlar
der.Hoca:
- boş ver yenisini alırız
der.Üçüncü gece karısını çalarlar.Karısı:
- hoca hoca beni çalıyorlar
der.Hoca:
- boş ver yenisini alırız
der.

Benim inşallah

nasrettin hoca birgün camın önünde havaya bakıp hanımına yarın hava iyi olursa tarlaya gidip tarlayı süreceğini kötü olursada evde kalıp evi boyayacağını söylemiş.bunun üzerine hanımı hocaya;
bey;deki inşallah
hoca hanıma;
ya inşallahı maşallahımı var demiş
iyi olursa tarlaya kötü olursa boyaya.
sabah olmuş hava çok güzel hoca tarlanın yolunu tutmuş.derken karşıdan gelen bir jandarma ekibi görmüş.jandarma hocaya yaklaşıp bi köyü sormuş.hocada;
orası çok uzak ancak 2 günde gidebilirsiniz ve oraya araba işlemez demiş..bunun üzerine jandarma hocayı da alıp köyün yolunu tutmuş.hoca istemesede mecburen yola koyulmuş.jandarmayı götüren hoca 2 günde eve gelmek için yollarda çile çekmiş.derken kanter içinde eve ulaşmış.
kapıyı çalmış.
hocanın karısı;kim o demiş
hoca;
benim inşallah…

SİNYAL

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel’i durdurup sordu: – Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: – Sol sinyal takıldı da..

SINIR

Temel Fadime ve Dursun arabayla giderlerken
bir polis arabayı durdurmuş. Polis:
-”Merhaba efendim bugün emniyet kemerini takan ilk sürücü sizsiniz
bu yüzden size bir hediyemiz olacak tam 200 milyon lira”
Polis parayı vermiş ve Temel’e sormuş
-”Bu parayı nasıl değerlendirmeyi düşünüyorsunuz?”
Temel:
-”Hemen gidip ehliyet alacağum” demiş.
Polis:
-”Ulan senin ehliyetin yok mu?”
Fadime hemen lafa atlamış
-”Siz ona bakmayın memur bey bu içince hep böyle sapıtıyor.”
Polis sinirlenmeye başlamış bu arada Dursun lafa atlamış
-”Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola çikmayalım diye.”
Polis iyice zıvanadan çıkmış ve birden bagajtan bir ses gelmiş
“Ne oldu uşaklar geçtik mi sınırı�”

Temel askere gitmiş.

Bir gün Askerde uçma dersi veriliyormuş.Komutanı Temele uçaktan atladığında ilk olarak birinci, ikinci olarak ikinci ipi çek o zamanda paraşüt açılmassa Meryem anaya dua et demiş.Temel Komuta nıyla beraber atlamış.Komutanının paraşütü hemen açılmış ama Temel birinci ipi çekmiş paraşüt açılmamış,ikinci ipi çekmiş yine açılmamış daha sonra Temel Komutanına ‘ Komutanım o karinin adı neydi’ demiş.

Laz’ın biri
takasının içinde oturmuş, Allah’a yal­ varmaktadır: — Allahum, bu cün tuttuğum ilk paluğu pi fakirevereceğum, der. Ve lâz oltasını atarak beklemeye başlar. Neden sonra oltayı çeker. Bakar ki bir de ne görsün? Ucunda koskocaman bir balık! — Haçan hiç pu da fakire verulur mu daa! Birden balık bir çırpınışta oltadan kurtulur ve denize atlar. Lâz üzgün ve şaşkın: — Allahum, ben şakacıktan demuştum daa… der.

Karpuzcu Temel

Bir kamyon karpuzu şehrin bir köşesine yığan Temel:

-Karpuz değil mübarek bal, lokum, kuraiye! diye bağırmaya başlar. İlk müşterisi, arkadaşı İrdis olur. Ona, büyükçe bir karpuzu seçerek verir. İdris kan ter içinde karpuzu eve götürür. Misafirlerine ikram için keserken, karpuzdan pis bir koku yayılır. Karpuz bozulmuştur. Bıçağı bırakır doğru Temel’e koşar:

-Ula Temel, seni tebrik edeyrum der, Temel’i alnından ve yanaklarından öper.

-Ula İdris, beni neden tebrik ediyusun?

-Neden olacak, karpuzu kesmeden, yarmadan, delmeden, içine nasıl ettun? Bunu becerduğun için seni kutlayrum.

Bizim Temel’in annesi ölür
herkes cenaze namazı kılarken Temel bi köşede durup bakar.Dursun sorar:
-Temel neden namaz kılmıyorsun? Temel:
-Ben cenaze namazı kılmayı bilmem. diye cevap verir.
Aradan bir hafta geçer, bu kez Temelin kaynanası ölür.
Temel en ön safta namaz kılar. bunu gören Dursun:
- Temel hani cenaze namazı kılmayı bilmiyordun. der Temel de cevap verir..
- bu cenaze namazı değil bayram namazıdır daaaaa der.

Yarasaydı, Sahibine Yarardı

At nalının insanlara uğur getirdiğine inanan biri, Hoca’ya sormuş:

- “Hocam, at nalı insana uğur getirirmiş, evin kapısına assak günah olur mu?” Böyle hurafelerin dine aykırı olduğunu her zaman anlatan hoca, bu sefer farklı bir yöntemle cevap vermiş:

- “Eğer uğur getiriyorsa, asabilirsin. Ama bence getirmez. Çünkü atlarda bir değil, dört nal olmasına rağmen şimdiye kadar bir faydası olduğunu görmedim aksine akşama kadar yediği kamçının, taşıdığı yükün ve koşturulduğu yolun hesabı yoktur.”

Ne Tarafa Döneyim

Nasreddin Hoca Akşehir sokaklarında yürürken bir genç kendisini durdurur ve sorar:

- “Hocam,namaz kılarken kıbleye doğru döneriz. Acaba abdest alırken ne tarafa dönmeliyiz?” Hocamız aslında hazır çeşmeye doğru dön diyecek ama Akşehir gençlerinin kendisine zaman zaman oynadığı oyunları hatırlayarak adama:

- “Ceketin,çorabın,ayakkabın,şapkan kısaca elbiselerin ne tarafta ise o tarafa dön!“

Hatim

Nasreddin Hoca ve karısı konuşuyorlardı. Karısı:

- “Benim yüzüme bakarken besmele çekiyorsun.”

- “Ne olmuş yani?”

- “İmam efendi, karısının yüzüne bakarak yasin okuyormuş.” Hoca güldü :

- “Ben o kadını görsem, hatim bile indiririm!..”

Kategori: FIKRALAR  | Yorum Yap