"ŞİİRLER" Kategorisi Arşivi
Zamanın durup,
Ne güzeldir o anlar…
Her şey ne de güzel görünür insana.
Ve küçük bir çocuk…
Arkasında tatlı bir tebessümle der:
ANAMA
Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
Ne cefalar çekti ne etti Anam
Acı tatlı zahmetime katlandı
Uçurdu yuvadan yürüttü Anam
Anaların hakkı kolay ödenmez
Analara ne yakışmaz ne denmez
Kan uykudan gece kalkar gücenmez
Emzirdi salladı uyuttu
Anam Doğurdu beni Sivas ilinde
Sivralan Köyünde tarla yolunda
Azığı sırtında orak elinde
Taşlı tarlalarda avuttu
Anam Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
Huysuzluk edersem kalkar döverdi
Hemen kucaklayıp okşar severdi
Çirkin huylarımı soyuttu Anam
Çocuğudum Anam bana ders verdi
Okumamı çalışmamı öngördü
Milletine bağlı ol da dur derdi
Vatan sevgisini giyitti Anam
Tükenmez borcum var Anama benim
Onun varlığından oldu bedenim
Kimi koylu kızı kimisi hanim
Ta ezel tarihte kayıtlı Anam
Veysel der kopar mi Analar bağı
Analar doğurmuş ağayı beyi
İşte budur sözlerimin gerçeği
Okuttu öğretti büyüttü Anam Aşık Veysel’i
Aşık Veysel
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki…
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
CAHİT SITKI TARANCI
ARKADASLIKKK
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla….
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama; ”Günün aydın, akşamın iyi olsun” diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa , zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp, Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; ”Çaya kaç şeker alırsın?”
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra……..
Gözler arasındaki ilişkiyi biliyor musun? Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve birlikte uyurlar. Buna rağmen asla birbirlerini görmezler. Arkadaşlık bunun gibi olmalı.
Biz bu hallere düşecek adam mıydık ?
Duymadıklarımızı duyduk
Görmediklerimızi gördük
İki dirhem aklımız vardı
Onu da yedik bitirdik
Freni patlamış kamyon gibiyiz
Allah’a havale gidiyoruz
Biz bu hallere düşecek adam mıydık ?
Dalından kopan yaprak misali
Bir rüzgara kapıldık ki sormayın gitsin
Kos koca 5000 yıllık çınar
Batının hızarına düştü
Feleğin nazarına düştü
Yiğit diye namım vardı
Namert pazarına düştü
Biz bu hallere düşecek adam mıydık?
Ne batılı olabildik ne doğulu
İki cami arasında kalmış beynamaz gibiyiz
Bizi biz yapan, bize ait ne varsa her şeyi attık
Tıpa tıp taklit ettık, aslını yaşattık
Üretmedik, tükettik, hazıra konduk hep yattık
Hazıra dağ mı dayanır beyler
İlimsiz çağ yakalanmaz, ilimsiz kaldık
Sığ kaldık, kaldık böyle kıraç
Ciğeri beş para etmeyenlere el açtık
Ve kahretsin yaşıyoruz, onlara muhtaç
Bu son liman, bu son gemi başka yol yok
Anlayın artık anlayın
Türkün Türk’ten başka dostu yok
Yardım almaya alışanlar,emir almaya da alışırlar
Alıştılar beyim alıştılar
Üç beş kuruş için
Dalınız, kökünüz dediler, açtılar
Kıyınız, köşeniz dediler, ortalığa saçtılar
Gururumu köprü ettiler, geçtiler
Ölçtüler, biçtler
Şah damarımı kestiler beyim kestiler
Şerefe diyerek haysiyetimi içtiler
Bizler gölgemizle oynaşırken
Onlar dağlarımızda poyraz olup estiler
Biz bu hallere düşecek adam mıydık?
Hürriyetin tarifini unuttuk
Çanakkale’yi,Sakarya’yı unuttuk
Unuttuk ecdadı, maziyi unuttuk
Muhtaç olduğumuz kudret, damardaki asil kanı unuttuk
Unuttukça musibetlere gark olduk
Unuttuk beyim unuttuk
Sanki bu vatanı bedava bulduk
Biz bu hallere düşecek adam mıydık?
Hey gidi asırlar hey, ses verseniz
Yürekleri o günlere çevirseniz
Hey gidi üç kıta, yedi deniz
Hey gidi uçsuz bucaksız vatan
Vatan için can veren
Şimdi elin vatanında yatan
Mezarsızlarımız, sahipsizlerimiz
Gariplerimiz
Yani aziz şehitlerimiz
Özür dileriz özür dileriz, özür dileriz
Velhasıl
Biz bu hale düşecek adam mıydık?
MUSTAFA YILDIZDOĞAN
Bugün bayram güzel gözle bakılır
Misafire şeker şerbet yapılır
Barışa dostluğa temel atılır
Dostlar bayramınız mübarek olsun
Fitne fesat şeytan işidir kanma
İnsan isen hiç hatır gönül kırma
Bayram günü barışılır koş durma
Dostlar bayramınız mübarek olsun
Bayram ile olur gönül sefası
İman ile kur kardeşlik yasası
Kurulsun Halil İbrahim sofrası
Dostlar bayramınız mübarek olsun
Gelin hep bir arada buluşalım
Sevgiden kardeşlikten konuşalım
Düşmanlık bitsin artık dost olalım
Dostlar bayramınız mübarek olsun
Küskünler küs durmasın barışsınlar
Kin nefret nedir artık bıraksınlar
Bütün sazlar dostluk için çalsınlar
Dostlar bayramınız mübarek olsun
Her zaman barış dostluğun temeli
Sevmek ise Allah’ın emri sevmeli
Hiç kimse kimseye kin güdmemeli
Dostlar bayramınız mübarek olsun
Salim beyim yoruldum yaza yaza
Bayram coşkusu içimde bir meze
Gelin barışalım gerek yok naza
Dostlar bayramınız mübarek olsun
Salim Şengül
Bayram aklın helal dairesindeki sevinmesidir
Birbirine hasret kalan gönüllerin sevişmesidir
Dostlukların bayram vesilesiyle pekişmesidir
Bayram kulun maddi ve manevi sevinmesidir
Bayram öyle bir mübarektir ki akıl tariften aciz
Bayramın dili ifadeden, kalemi yazmaktan aciz
Hz. İbrahim’den beri yapılan en güzel ibadettir
O Rab tarafından bize gönderilen bir rahmettir
Bizler her yıl bu hediyeyi bayram olarak kutlarız
Bayramlarda zikir ve şükrümüzü, ziyadeleştiririz
Maddi durumu iyi olanlar bunu hac olarak kutlar
Göremesek de melekler onu semalarda kutlarlar
“Allah ü ekber” sedalarıyla, yer gök yankılanır
Ulvi süfli her ruh bayramdan az çok nasiplenir
Bayram her yıl değişik mevsim ve günde gelir
Onun ulviliğinden, melekler bile cezbeye gelir
Kurbanlık hayvan, burak mertebesine yükselir
Başka bir cihetten, insan mertebesine yükselir
Kurbanlık hayvanlar her cihetten beşere nimettir
O, Allah tarafından rahmet olarak gönderilmiştir
Bayram nimetinden en çok insanlar istifade eder
Kul hem ruhen, hem de maddeden, istifade eder
Kul bayram vesilesiyle eşini dostunu ziyaret eder
Ziyaret edilen, bayram nimeti olan et ikram eder
Bayram nedeniyle ölenler bile manen istifade eder
İnsanlar, bayram vesilesiyle, ölülerini ziyaret eder
Edemeyenler de Yasin okuyup ruhuna hediye eder
Eğer ki zenginse, ölenin adına, adak kurbanı keser
Şair Bayram, bayramların kadir kıymetini bilelim
Onu günahlarımızdan temizlenme vesilesi edelim
Tövbe ve istiğfarla günahlarımızın affını dileyelim
Affedildiğimizi bilirsek, esas o gün bayram edelim
Bayram Tunca
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit Maçka’dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdüm, içim ürperirdi
Felaketim olurdu, ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım
Aldanma cahilin kuru lafına
Kültürsüz insanın külü yalandır
Hükmetse dünyanın her tarafına
Arzusu hedefi yolu yalandır
Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
Gül dikende biter diken gül olmaz
Diz diz eden her sineğin bal’olmaz
Peteksiz arının balı yalandır
İnsan bir deryadır ilimle mahir
İlimsiz insanın şöhreti zahir
Cahilden iyilik beklenmez ahir
İşleği ameli hali yalandır
Cahil okur amma alim olamaz
Kamillik ilmini herkes bilemez
Veysel bu sözlerin halka yaramaz
Sonra sana derler deli yalandır
AŞIK VEYSEL
ALLAH BİRDİR PEYGAMBER HAK
Allah birdir Peygamber Hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası
Kürt’ü Türk’ü ve Çerkes’i
Hep Adem’in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi?
Kuran’a bak İncil’e bak
Dört kitabın dördü de Hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası
Binbir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi
Yezit nedir, ne kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ateş
Söndürmektir tek çaresi
Kimi ne çeker dilinden
Hem belinden hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası
Şu alemi yaratan bir
Odur külli şeye kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası
Cümle canlı hep topraktan
Var olmuşuz emir Haktan
Rahmet dile sen Allah’tan
Tükenmez rahmet deryası
Veysel sapma sağa sola
Sen Allah’tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…


Son Yorumlar