Subscribe RSS
miraç Eki 12

miraç kandilinde hocamızın vaazı..boyut büyük yavaş açıyor. izlemek için TIKLAYINIZ

Üyelerimize Duyuru Eki 12

              Değerli üyelerimiz siteye resim ve video ekleyemediğinizi belirtmektesiniz. Bu konuda çok haklısınız bizlerde teknik bilgi olarak yetersiziz. bu konuda anlayış bekliyoruz. Üyelerimiz yazılarını direk siteye yazbilirler yazınız enkısa sürede ugun bulunduğu takdirde yayınlanacaktır.Resimleri ise mail olarak gönderebilirsiniz. Video eklemek için ise videonuzu www.izlesene.com adresine üye olarak yüklemelisiniz.videonuz bu sitede yayınlandıktan sonra bizleri haberdar ederseniz videonuz anında yayınlanacaktır.eksikliklerimiz için hoşgörünüze sığınıyor. İlginizi ve desteklerinizi bekliyoruz . Saygılarımla.

                                                                                      ERDAL KARAKAYA

Kategori: DUYURU  | Bir Yorum
CEHENNEME GİTMEK İÇİN KAÇ PARA LAZIM Eki 12

Cennet Bedava-Cehennem Parayla

“Bugün ölsem nereye giderim” diye her mü’minin muhasebe yapması gerekir. Hayatın akışına baktığımızda mü’minlerin böyle bir muhasebeye yanaşmadığını görüyoruz. Müslümanlar öyle acaibleşti ki, sormayın gitsin. Ne bu hâl, insan anlamakta güçlük çekiyor.
İnanmış insan Cehenneme girmemek için nasıl yaşaması gerekiyorsa öyle bir çizgi takip etmesi gerekir. Canını ve malını Cehenneme girmemek için kullanır. Olması gereken budur. Böyle olması gerekirken bugün bunun tam aksi oluyor. İnsanlar Cehennem’e girmek için canını ve malını veriyor. Para veriyor Cehennem’e girmek için.

Cennet bedava. Cehennem parayla ve ücreti de çok pahalı. Cennet’e girmek için bir tek kuruş ödenmiyor Nasıl mı?

* Namaz kaç para? Namaz kılmak için para ödemiyorsunuz.

* Abdest kaç para? Abdest aldığınız için sizden para isteyen yok.

* Şehadet kaç para? Şehadet getiriyorsunuz diye ücret ödemiyorsnuz.

* Namuslu yaşamak kaç para?

* Kur’an okumak kaç para?

* Terbiyeli olmak kaç para?

* Şerefli yaşamak kaç para?

* Günahtan korunmak kaç para?

Bu özelliklere sahip olmak için hiçbir ücret ödemiyorsunuz. Lâkin…

* Namussuzluk para? Para ödeyerek şunları yapabilirsiniz.

* Kumar para

* İçki para

* Zina para

* Şerefsizlik para

* Haramların hepsi para…

* Cehenneme giden bütün yollar parayla…

Birileri parayla Cehennemi kucaklıyor da, bedava Cennet’e gelmiyor. Cennet’e Cehennem’e inanan kişi hiç böyle hareket edebilir mi? Akıllı ve imanlı ise etmesi düşünülemez bile.

İslâm’ın şartları olduğu gibi Cehennem’e girmenin de şartları var. Cehennem’e girmenin şartlarına bakın:

Cehennem’e girmek için:

* İnkârcı olacaksın.

* Kur’ân-ı Kerîm’i beğenmeyeceksin.

* Dinin emirlerine karşı geleceksin.

* Allah’ın emirlerini yaşamaya değer görmeyeceksin.

* Bu asırda Kur’ân-ı Kerîm bizi idare edemez, diyeceksin.

* İçki, kumar, zina, hırsızlık, hortumculuk günah değil diyeceksin.

* Fâiz alıp-vereceksin.

* Rüşvet alıp-vereceksin.

* Yalan, dedi-kodu, gıybet, iftira, dalga, dubara ile sarmaş dolaş olacaksın.

* Haram-helâl tanımayacaksın.

* İnsanları aldatacaksın.

* Namaz, oruç, zekât gibi ibâdetlerin semtine bile uğramayacaksın.

* Yetim malını zimmetine geçireceksin.

* Eline geçen imkânları ve fırsatları har vurup harman savuracaksın; yani israf edeceksin.

* Kul hakkını zimmetine geçireceksin. Bu hakla ahirete göçeceksin.

* Konuştuğun zaman yalan söyliyeceksin. Vaad ettiğin zaman yerine getirmiyeceksin. Sana emanet edilene ihanet edeceksin.

* Karının, kızının, oğlunun derbeder yaşantısına göz yumacaksın.

* Menfaatin için mukaddesatını ve mukaddeslerini satacaksın.

* Kendin ve aile efradın için Müslümanca yaşanacak bir ortam oluşturmayacaksın.

* Neslin bozulmasına zemin hazırlayacaksın.

Bunların yapılmadığı bir istisna var mı? Ey Müslüman ALLAH akibetimizi hayr eylesin

Kategori: DİNİ  | 15 Yorum
BULUNMAYACAK TEK ŞEY SENİN BENZERİNDİR Eki 12

 BEŞ DAKİKANIZI BİLE ALMAZ AMA ÇOK ŞEY KAZANDIRACAK  OKUYANLARA

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu seyretmekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkân için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle…

Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkândan dışarı fırlayıp:

- “Küçüüük!” diye seslendi.” Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir hârika!”

Çocuk, ona dönerek:

- “Gerçekten çok güzeller!” diye tebessüm etti, “Ama benim bir bacağım doğuştan eksik”.

- “Bence önemli değil!” diye atıldı adam. “Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki! Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı veya vicdanı.”

Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:

- “Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.”

Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:

- “Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?”

- “Çok basit!” dedi, adam. “Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hâttâ sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükâfat görecekler…”

Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işâret ederek:

- “Baktığın ayakkabı, sana yakışır!” dedi. “Denemek ister misin?”

Çocuk, başını yanlara sallayıp:

- “Üzerinde 30 lira yazıyor” dedi, “Almam mümkün değil ki!”

- “İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım!” dedi adam, “Bu durumda 20 liraya düşer. Zâten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.”

Çocuk biraz düşünüp:

- “Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!” dedi, “Onu kim alacak ki?”

- “Amma yaptın ha!” diye güldü adam. “Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.”

Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:

- “Üstelik de öğrencisin değil mi?” diye sordu.

- “İkiye gidiyorum!” diye atıldı çocuk, “Üçe geçtim sayılır.”

- “Tamam işte!” dedi adam. “5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zâten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!”

Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkâna girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek

- “Benim satış işlemim bitti!” dedi, “Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.”

- “Şaka mı yapıyorsunuz?” diye kekeledi çocuk, “Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?”

- “Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş…” dedi adam, “Antika eşyalardan haberin yok her hâlde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder.”

Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rûyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rûya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kâğıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:

- “Bana göre 20 lira yeterli.” dedi. “İndirim mevsimini başlattınız ya!”

Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:

- “Babam haklıymış!” dedi. “Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok! demişti.”

* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir

HERKES KENDİSİYLE GURUR DUYSUN ÇÜNKÜ SİZ TEKSİNİZ BENZERİNİZDE YOK OLMIYACAKTA

NOKSANLIĞA GELİNCE,GERÇEK NOKSANLIK ,MERHAMET VE VİCDAN NOKSANLIĞIDIR

Kategori: HACIMUSA HABERLERİ  | 3 Yorum
HİKMETLİ SÖZLER Eki 12

İnsanlar, kötülüğü istediği için değil, vicdanları zayıf olduğu için yapar.–John Stuart Mill

 

En mükemmel adalet, vicdandır.–Victor Hugo

 

En cömert insan, muhtaçken verebilendir.–Hz. Ömer

 

Vatan sevgisinden maksat, toprağa değil, onun üstünde yaşayan insanlara duyulan sevgidir.–Namık Kemal

 

İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır.
Confucius

- Tek kötülük var ki, her kötülük onun içindedir. O da imansızlıktır.

- Gıybet, suizan ve kalb kırmak da kul hakkıdır.

- İnsanların çokluğu, dilediklerini yapmaları, gaflet içinde yaşamaları sakın seni de gaflete düşürmesin. Sen tek olarak öleceksin, tek olarak kabre gireceksin, tek olarak hesabını vereceksin. Sen dini, imanı, Allah’ın emir ve yasaklarını unuttun. Sen unuttun ama unutulmadın.

- Ölünce, eyvaah, eyvah ben ne yapmışım diyeceğiz. Bunu nasıl olsa söyleyeceğiz, gelin şunu YAŞARKEN BEN NE YAPIYORUM DİYE dünyada söyleyelim.

- İlmi arttıkça günahı artan kimse, şüphesiz ki helak içindedir.

- Allahü teâlâdan korkmanın alameti, haramları terk etmektir.

DEVAM EDECEK BUNLARI HAZMETTİKTEN SONRA

Kategori: DİNİ  | 9 Yorum
Aşk duası Eki 12

Rabbimiz
Bir insan koy kalbime
Ama o insan senin de
sevdigin olsun

Ve bana öyle bir insan sevdir ki
O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun.
Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce
Onunla bulusmus olan sen olasin

Onunla el ele tutustugumuzda
Ikimizin uzerinde Senin elin olsun

Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden sana bakayim

Bana öyle bir sevgili ver ki
O gözler cennete acilan iki pencere olsun

Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki
Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim

Oyle bir sevgili verki bana
Ona sarildigimda kainat bize baksin
Birbirine sarilsin

Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin
Bize bakip seytan Adem’e secde etsin
Günah sevap ugruna kendini feda etsin
Olüler birer birer uyansin sevgimizle

Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim!
Sevgimizde Muhammed sevilsin

Oyle sevelimki birbirimizi
Hz. Hatice göklerden bize seslensin
Ve desin ki

“Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde… bizde onlardayiz.

Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde..
Allah Askimizi öyLe cok seviyorki binlerce insana yasatiyor desin demi sevgili okuyucular allah herkese böyle sevgiler nasip etsin herkesin evine nur ve huzur doldursun amin amin amin  sadettin eserli

Kategori: DİNİ  | 8 Yorum
Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı? Eki 12

Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış. Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri. Şaşkınlıkla yüzüne bakarken Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış:
– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?Sonra da ilave etmiş.

– Bak, demiş, benim ne yüzümün siyahlığında, ne de dudaklarımın kalınlığında bir tesirim vardır. Onları Yaratan öyle yaratmış, öylesine uygun görmüş. Benim tercihim değil…

Evet, insanların yüz güzelliği, yahut da çirkinliğiyle kendilerine bir pay çıkarmaları son derece yanlıştır. Ne güzellikte bir etkisi vardır, ne de çirkinlikte. Her ikisini de yaratan ve layık gören Allâh-ü azimüşşandır. İnsan kendi iradesiyle kazandığından sorumludur.

Kaynak: Yeni aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları

Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?

Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?

 

Süleyman (a.s) ve Azrail Eki 12

 

Hz. Süleyman ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar:

- Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin? Derdin nedir? Söyle bana…

Adam telaş içinde:
- Bu sabah karşıma Azrail (a.s) çıktı. Bana hışımla baktı ve hemen uzaklaştı. Anladım ki, benim canımı almaya kararlı..
- Peki ne yapmamı istiyorsun?”

Adam yalvarır:
- Ey canlar koruyucusu, mazlumlar sığınağı Süleyman! Sen her şeye muktedirsin. Kurt, kuş, dağ, taş senin emrinde. Rüzgarına emret de beni buradan ta Hindistan a iletsin. O zaman Azrail (a.s) belki beni bulamaz. Böylece canımı kurtarmış olurum. Medet senden!

Hz. Süleyman, adamın haline acır. Rüzgarı çağırır ve:
- Bu adamı hemen al. Hindistan a bırak!” emrini verir. Rüzgar bu… Bir eser, bir kükrer. Adamı alır ve bir anda Hindistan da uzak bir adaya götürür.

Öğleye doğru Hz. Süleyman, divanı toplayarak gelenlerle görüşmeye başlar. Bir de ne görsün, Azrail (a.s.) da topluluğun içine karışmış, divanda oturmaktadır. Hemen yanına çağırır:
- Ey Azrail! Bugün kuşluk vakti o adama neden hışımla baktın? Neden o zavallıyı korkuttun?” der.

Azrail (a.s) cevap verir:
- Ey dünyanın ulu sultanı! Ben, o adama öfkeyle,hışımla bakmadım. Hayretle baktım. O yanlış anladı. Vehme kapıldı. Onu, burada görünce şaşırdım. Çünkü Allah (cc) bana emretmişti ki:

- “Haydi git, bu akşam o adamın canını Hindistan da al!” Ben de bu adamın yüz kanadı olsa, bu akşam Hindistan da olamaz. Bu nasıl iştir, diye hayretlere düştüm. İşte ona bakışımın sebebi bu idi.”

NEMİ OLMUŞ ORACIKTA ADAMIN CANINI ALMIŞ

Kategori: HACIMUSA HABERLERİ  | 3 Yorum
Eki 12

enişte siteye nie fotoğraf veremıyoruzz yaa benımde beya fotolar varr ve sende ramazan fotoları vardı davullu faln onlar yayınlanmıycak galiba bu arada bence sıteye hiç dokunma  boyle guzell olmuss arka plan faln ıyı boyle elerıne asglık sadettin abıde ılgılenıyo galıba onuda elıne saglık son dakıka haberlerı super bıı olayy  yaa emegi gecenlerın elıne saglık bende bıı slayt yapıcam sana atar

HÜSEYİN KAYALIK / SİTEDE HATA VAR Eki 11

ENİŞTE SİTEYE FOTO EKLENMIYOO YAA  SADETTİN ABİ ILGİLENIYO GALIBA SITEYLE SON DAKKA HABERLERI ICIN AYRICA TEŞEKURLER SADETTIN ABIYE RESIM OLAYIYLA ILGILENILIRSE SEVINIRIM ELIMDE FOTOLAR VAR BENIMDE EKLEMEK ISTERIM

Kategori: HACIMUSA HABERLERİ  | 5 Yorum