Subscribe RSS

" hacımusa köyü " Etiketinin Arşivi

HAZAN NEDİR Haz 12

DÜŞLERDE SEVDİM SENİ Haz 12

kağan & özgür slide show Şub 11
ÇOCUKLARININ FOTĞRAFLARINI  SİTEMİZDE SLİDE SHOW OLARAK YAYINLAN MASINI İSTEYEN ZİYARETÇİLERİMİZ   ÇOCUKLARINA   AİT FOTOĞRAFLARI erdal@hacimusa.com veya erdal6776@hotmail.com  adreslerine gönderbilirler.


kağan- özgür slide show
Yükleyen ladrekarakrky

Kategori: VİDEOLAR  | Etiketler:  | Yorum Yap
HÜSEYİN SARAÇBAŞI Eyl 15

src=”http://www.hacimusa.com/wp-content/uploads/2009/09/scan00031-160×160.jpg” alt=”scan0003″ width=”160″ height=”160″ />scan0002scan0003scan0001haoeseyan-saraabaazitarama0001tarama0002tarama00031scan0004

HASAN KARAKAYA HOCAMIZ UMRE YOLUNDA Tem 03

1987 DE HAC GÖREVİNİ YAPAN HASAN KARAKAYA HOCAMIZ ORALARI ÖZLEMİŞ OLACAKKİ EŞİYLE BİRLİKTE 03/07/2009 TARİHİNDE UMRE ZİYARETİ İÇİN YOLA ÇIKTI ,EVET KİM ÖZLEMEZKİ İNSAN SEVDİĞİ ŞEYLERİ,SEVDİĞİ YERLERİN ÖZLEMİNİ ÇEKER ,
HACCA VE UMREYE GİDEN KARDEŞLERİMİZE ALLAH TEKRARINI NASİP ETSİN ,GİDEMEYENLEREDE EN KISA ZAMANDA ŞARTLARINI YERİNE GETİRİP MADDİ VE MANEVİ FIRSATLARA KAVUŞMAYI NASİP EYLESİN
Sonra “ Bu yolculuk sıradan bir yolculuk değil, zira Efendimiz AS “Hacılar ve Umreciler Allahın seçkin (özel) misafirleridir, onlar dua ederler Allah kabul eder, onlar isterler Allah verir” buyurmaktadır. Dolayısıyla bu yolculuk Alemlerin Rabbine misafir olma lutfu bahşedilen ulvi bir yolculuk. Yine Efendimiz AS “Kim vefatımdan sonra kabrimi ziyaret ederse beni sağlığımda iken ziyaret etmiş gibi olur, Şefaatim O’na vacip olur” buyurmak suretiyle bu yolculuğun önemine işarat etmişlerdir
bizde kendisinden hocamızın bizler içinde dua etmesini .ve selamlarımızı Peygamber efendimize ulaştırmasını tabep ettik ,
Allah hocamıza usulune uygun bir umre yapmayı sağlık sıhhat içinde gidip gelmeyi nasip

img0207aimg0234aimg0212a1img0220aimg0226aimg0228a

HARMAN ZAMANI GÖRÜNMEDİK KAZA Tem 02

HÜSEYİN KURTOĞLU 02/07/2009 SAAT 14 00 CIVARLARINDA HARMAN DÖVMEYE GİDERKEN CEMAL USLU NUN EVİNİN HİZASINDAKİ VİRAJDA TRAKTÖRÜ DEVRİLDİ ALLAHIN TAKDİRİ İLAHİSİ ÖYLE YAZILMIŞKİ ÇOK FECİ DEVRİLEN TRAKTÖRDEN SAĞ KURTULAN HÜSEYİN KURTOLU AMBULANSA HABER VERİLEK HASTANEYE KALDIRILDI İNŞAALLAH Bİ ŞEYİ YOKTUR

KENDİSİNE GEÇMİŞ OLSUN DİYOR VE ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM

img0205aimg0190a

img0196aimg0202a1

img0192aimg0193a

NOT : HÜSEYİN KURTOĞLU BU KAZAYI EN HAFİF ŞEKİLDE ATLATMIŞ AYNI GÜNÜN AKŞAMI TABURCU OLMUŞTUR

HACIMUSA TENİS TURNUVASI Haz 27

kopyasa-2-adsaz21235167891011121314151617181182212019

DESEMKİ Oca 09
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki…
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

CAHİT SITKI TARANCI

dikkat Oca 06

gghj

Nasıl bir dünya da yaşıyoruz yaaaa…

Yaşanmış bir öykü…

Bir genç cumartesi gecesi bir partiye gidiyor.

Çok eğleniyor, birkaç bira içiyor

Partiden tanıştığı bir kız ondan çok etkilenmiş görünüyor ve onu başka bir partiye davet ediyor

Hemen kabul ediyor ve diğer partinin gerçekleştiği yerde birkaç bira daha içiyor ve daha sonra anlaşıldığı üzere birileri buna uyuşturucu veriyor
(hangi uyuşturucu olduğu blinmiyor).

Daha sonra bu genç uyandığında içi buzla doldurulmuş bir küvette Çırılçıplak olduğunu anlıyor.

Hala içkinin etkisinde olduğunu hissediyor ve etrafına baktığında yalnız olduğunu anlıyor, etrafına bakıyor göğsünde rujla yazılmış bir kâğıt olduğunu fark ediyor

Kâğıtta şöYLE yazıyor:’112′yi ara yoksa öleceksin!’.

Küvetin yakınında bir telefon görüyor ve hemen 112′yi arıyor

Ama nerede olduğunu, ne içtiğini, kimlerle olduğunu bilmediğini söylüyor

Operatör hemen ona küvetten çıkmasını ve bir aynanın karşısına geçmesini söylüyor

Genç, göğsünde hiçbir anormallik görmüyor ama Operatör sırtına bakmasını söyleyince, sırtında 2 tane büyük yarık olduğunu fark ediyor.

Bunun üzerine operatör, onun tekrar buz dolu küvete dönmesini ve orada ambulansı beklemesini söylüyor

Hastanede yapılan incelemeden sonra, onun 2 Böbreğinin çalınmış olduğu anlaşılıyor Her bir böbrek karaborsada 10.000 Dolar ediyor
( gencin bundan haberi yok tabii ).

Daha sonra anlaşıldığına göre:

2. parti tamamen sahte, bu işe karışan insanların çok iyi tıbbi bilgileri var ve verilen uyuşturucu eğlence amacını içermiyor

Şu anda bu genç hastanede, onu yaşamda tutan bir alete bağlanmış durumda ve hala dokularına uygun bir böbrek bekliyor

Mafya profesyonellerle çalışıyor

Büyük şehirlerde aktif durumda çok böyle grup olduğu biliniyor

New Orleans, New York ve bir söylentiye göre İstanbul ve Ankara’da da faaliyet gösteriyor

Bu mafya çok iyi örgütlenmiş ve finanse edilmiş.

112 bu suçu artık tanıdığından dolayı, kişileri hemen aynaya yönlendirerek, olayın boyutunu anlamaya çalışıyor

Lütfen bu hikâyeyi tanıdığınız herkese anlatınız

bu herkesin başına gelebilir

Hukuk Fakültesinde okuyan bir arkadaşımdan dün bir Çay muhabbeti
esnasında bunu dinledim

Sultanahmet civarında bir çay bahçesinde oturuyormuş Bir çay söylemiş.

Yan masaya iki adam oturmuş ve onlar da çay söylemişler

Çaylar gelmiş, çayı 2 adama uzatan garsona, adamlar ‘yok’ demişler, ‘delikanlıya ver’, daha önce geldi kendisi’

Delikanlıyla ‘yok, siz için’ vs. gibisinden ufak Şakalaşmalar olmuş

Çaylar yudumlanırken 2 adam yemekte oldukları Bisküvilerden delikanlıya uzatıp ‘buyurun, alın’demişler

Delikanlı da kıramamış ve birkaç tane alıp yemiş.

Daha sonra otobüsüne binmek için oradan kalkmış

Otobüse bineceği sırada uykusu gelmeye başlamış, etrafına baktığında çay bahçesindeki adamların kendisini izlediğini fark etmiş ve telaşa kapılmış

Çoğu kimsenin bildiği, Hukuk Fakültesi öğretimüyelerinden birinin de anlattığı bir 911 vakası aklına gelmiş: ( Böbrekleri çalınan birisi ).

Her neyse…

Hemen kendisini alması için arkadaşına telefon etmiş.

Arkadaşı gelmiş ve hastaneye gitmişler.

Doktorun sözleri: Eğer eve gitmiş olsaydın bir daha uyanamazdın.

Çünkü sana verilen uyku ilacı dozajı öldürücü düzeyde!’

Bence mümkün olduğu kadar forward edelim!!!!

Psk. Emel Kalınkılıç NOT: Kendinizi, sevdiklerinizi, yakınlarınızı düşünün!

Olacak şey değil demeyin… !!! Bilgilerinize. .. Okuyun ve tanıdıklarınıza da anlatın.

YER ISTANBUL….

Bir genç deniz kenarında, bankta yorgunluğunu atmak için oturmaktadır.

Bir müddet tek başına oturduktan sonra 20–22 yaslarında baksa bir genç yanına gelerek bankın diğer ucuna oturur. 2-3 dakika sonra bu gencin arkadaşları olduğu anlaşılan iki akranı daha gelir ellerinde 3 bardak çayla…

Gençler birer bardak kendileri alırlar ve 3.bardağı daha önceden gelip oturmakta olan diğer arkadaşlarına ikram ederler.. Fakat yoğun ısrarlara rağmen arkadaşlarına çayı sevmediğini zaten bildiklerini, bu yüzden de o çayı boşa aldıklarını söyleyerek reddeder… O zamana kadar hiç bir diyaloga girmedikleri arkadaşıma dönerek: ‘yaa hocam bu çayı aldık ama arkadaş içmeyecek… bari sen iç de israf olmasın’ derler..

İlk basta reddetse de ısrarlara dayanamayıp çayı alır ve içmeye baslar..

Bu arada 3′lu, ne kadar yan yana olsalar da arkadaşımdan bağımsız olarak koyu bir sohbete dalmıştır.. çayın sonlarına doğru baş dönmesi hissetmeye başlar, tabii o an anlar başına bir bela aldığını.. üçü ise sohbetlerine bununla ilgilenmeden hala devam etmektedirler. .
Baş dönmesi ve halsizlikle olduğu yerde durmaktadır. . Bir an kendine gelip bunlardan uzaklaşması gerektiğini düşünerek ayağa kalkar ve biraz ilerdeki otobüs durağına zorda olsa varır..

Fakat 3′lu de bununla birlikte harekete geçmiş ve durağa gelmiştir…
Otobüse binip koltuğa oturduğunda üçü de otobüse binip bunu rahatça görebilecekleri bir yere oturur..

Fakat bu arada artik neredeyse bilincini kaybetmek üzeredir.. Büyük bir gayretle cep telefonunu çıkarıp (teknolojinin gözünü seveyim) arkadaşını arar, başına böyle bir iş geldiğini, o an otobüste olduğunu,falanca durakta ineceğini söyler..

Durağa geldiğinde iner ve arkadaşının kucağına bayılır. . Arkadaşı ise bununla beraber inen 3′lüden şüphelenir. o an orda devriyede bulunan polise durumu bildirir Birlikte hemen bir taksiye binip hastaneye giderler..

Acilde doktorlar imdada yetişir ve arkadaşının yanına gelerek:
Arkadaşın intihar mı etti?’ diye sorar. Neden böyle bir şey sorduğunu sorar doktora. Doktor; ‘ aşırı dozda ilaç almış. Gecikseydiniz kurtaramayabilirdik ‘ diye cevap verir..

İşin daha ilginci ve can âlici noktasıysa bunların yakalanamaması bu 3′lünün ORGAN MAFYASI çetelerinden olduğu anlaşılır

Yani hala ortalıklarda geziniyorlar.
İzmit depreminde ölülere musallat olan organ mafyaları, işi daha da ileri götürerek canlı insanların peşine düşmektedir… Bu yasanmış bir olay..
Herkesin çoluğu çocuğu ve yakınları var, özellikle İstanbul’ Ankara’ İzmir’ dikkat etsin…
Savaş, ekonomi, Kıbrıs derken hayatin detayları çok korkunç olabiliyor. Sağlıklı ve kazasız belasız günler dilerim..

TANIMADIGINIZYABANCI KISILERDEN NE KADAR KALABALIK BIR ORTAMDA
DAHI OLSANIZ KESINLIKLE YIYECEK, ICECEK V.S. KABUL ETMEYIN. ..

ARTIK INSANLAR ÖLÜ -CANLI INSAN HAYVAN DEMEDEN ACIMASIZCA KATLEDİP PARAYA ÇEVİRMEYE BAKIYORLAR.. .

BU MAİLİ TÜM SEVDIKLERINIZE, TANIDIKLARINIZA ILETIN. MAIL OKUYACAK DURUMDA OLMAYANLARA VE AILELERINIZE SOZLU OLARAK ANLATIN…

LUTFEN ÇOK DIKKATLI OLUN…

alıntıdır…

ZONGULDAK Ara 20

İLİMİZİ TANIYALIM TAM OLARAK OLMASADA ?

 

GÖKÇEBEY İLÇESİ NÜFUS BİLGİLERİ (2000 Yılı GNS
)
ERKEK
KADIN
TOPLAM
GENEL 12.205 13.383 25.588
İLÇE MERKEZİ 3.937 4.003 7.940
BAKACAKKADI (B) 1.463 1.494 2.957
HACIMUSA (B) 930 817 1.747
KÖYLER 5.875 7.069 12.944

 

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2007 nüfus sayıma göre

ZONGULDAK  IN NUFUSU

615 890 dır bunun 302 827 erkek ,,313 063 ü kadın dır

TÜRKİYENİN NUFUSU :70 586 256 DIR BUNUN 35 376 533 ERKEK 35 209 723 KADINDIR

GÖKÇEBEY

GÖKÇEBEY İLÇESİ NÜFUS BİLGİLERİ
(2007 Yılı GNS)
ERKEK
KADIN
TOPLAM
GENEL 11 366 12 219 23 585
İLÇE MERKEZİ   3 659   3 820   7 479
BAKACAKKADI (B)   1 339   1 378   2 717
HACIMUSA (B)      628      737   1 365
KÖYLER  5 740   6 284 12 024
 

1845 yılına kadar, “Tefen“ adıyla Bolu Sancağına bağlı 4 divandan (nahiye) oluşan bir kaza olan Gökçebey , bu kimliğini Cumhuriyetin kuruluşuna kadar korumuştur. Cumhuriyet döneminde nahiye yapılan Tefen’e, 1963 yılında “Gökçebey“ adı verilmiş ve 1972 yılında beldede Belediye Teşkilatı kurulmuştur. Devrek ilçesine bağlı Gökçebey beldesi 3644 sayılı kanunla 1990 yılında ilçe statüsüne getirilmiştir.

İlçe Batı Karadeniz Bölgesinin iç kesiminde 65° – 79° güney- kuzey enlemi , 26° – 42° batı -doğu boylamı arasında olup; doğusunda Bartın ili ve Karabük’ün İlinin Yenice ilçesi, batısında Zonguldak Merkez İlçe ve Çaycuma ilçesi, güneyinde Devrek ve Yenice ilçeleri, kuzeyinde Çaycuma ilçeleri bulunmaktadır. Ankara -Zonguldak kara ve demir yolları üzerinde bulunan Gökçebey ilçesine, Saltukova Havaalanı 27 kilometre uzaklıktadır.

 

Yüzölçümü 15.153 ha. olan ilçenin % 60’ ı ormanlarla kaplıdır. Denizden yüksekliği 51 metre olan Gökçebey ilçesi, yüksekliği 906 – 1179 metre arasında değişen sekiz tepeyle çevrilidir. Filyos Irmağı Karabük İl’inden gelen Soğanlı Çayı ile birleşerek ilçenin kenarından geçer ve Filyos beldesinden Karadeniz’e dökülür. Karadeniz ikliminin egemen olan ilçede yazları ve kışları ılık geçer. Kabalaklı, Pamukdüzü, Kertili (Çamlık) mesire yerleri, Karanlık Dere, Kurtdamı ve Sarıgöl Ormanları av turizmine son derece elverişli yerlerdir.Merkez ilçe, Bakacakkadı ve Hacımusa beldelerinde belediye teşkilatları vardır.

Zonguldak Coğrafya

Dağlar
Ağırlıklı yeryüzü şekillerini oluşturan dağlar; kuzey kesimlerinde 1000 metreyi bulmazken, orta kesimlerde 1200 metreyi aşmakta, güneyde ise yer yer 2000 metreye kadar ulaşmaktadır. Dağlar kıyıya koşut üç sıra oluşturduğundan kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçleşir. Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının altında zengin taşkömürü yatakları vardır.

Atyaylası Tepesi (710 m), Göldağı (771 m), Kantar Tepe (905 m), Orhan Tepe (920 m), Baba Dağı (1120 m), Soğukoluk Tepesi (1268 m), Kızıl Tepe / Kızıltaş )1468 m) ve Bacaklı Yayla ilin bilinen yükseltileridir.
Akarsular
Filyos ve Gülüç Çayı; Devrek, Alaplı ırmakları; Üzülmez, Kozlu dereleri yörenin bilinen akarsu kaynaklarıdır. Ayrıca her biri akarsuların denize döküldüğü yer anlamına gelen Küçükağız, Ömerağzı, Çatalağzı (Çatalağız:Bir coğrafya terimi olup, ırmağın denize kavuştuğu yerde lığların birikmesiyle oluşan delta) İnağzı, Değirmenağzı, Çavuşağzı, Alacaağzı, Köseağzı, Mevrekeağzı ve İncivezağzı gibi ağızlara irili ufaklı pek çok dere akmasına karşın, yaz mevsiminde bu derelerin oluşturduğu kanyonların suyu azalmaktadır.

En önemli akarsuyu Filyos Çayı olup 228 km. uzunluğundadır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ

İl topraklarının % 52’si ormanlık alan (348.612 ha) olup, bunun % 88’i koru, % 12’si baltalık orman niteliğindedir. Ülkemiz ormanları içerisinde zengin bir tür çeşitliliği ile doğal arboretum konumunda olan yöre ormanlarında kayın, meşe, gürgen, kestane, çınar, ıhlamur ve kızılağaç başta olmak üzere % 70’i yapraklı; gürgen, karaçam, sarıçam, kızılçam ve sahil çamı türleriyle % 30’u ibreli ormanlardır. Her mevsimi yağışlı geçen yörenin yükseklikleri iğne yapraklı (köknar, çam), daha aşağıları yayvan yapraklı (kayın, meşe, kestane, karaağaç, ıhlamur, kavak), akarsu kenarları da kavak, söğüt ağaçlarıyla kaplıdır.

Bu ana yeşil dokuyu orman gülü, pırnal meşesi, çoban püskülü, defne, kocayemiş, kızılcık, kiraz, funda, ayı üzümü, kuşburnu, böğürtlen, dağ çileği, eğrelti otu gibi orman altı bitki örtüsü tamamlamaktadır.Zonguldak yöresi endemik bitki varlığı açısından da oldukça zengin bir potansiyele sahiptir.

Ana toprağı Zonguldak olan bu bitkilerin bir bölümü yörenin antik adları ile (phrygia, paphlagonica, galaticus, bihhynicum, pontica…), bir bölümü de mitolojik kaynaklardaki adları ile (delphinium, olympica, heracleum…) bilinmektedir.

İKLİM
Zonguldak ili ılıman Karadeniz ikliminin etkisi altındadır. Her mevsimi yağışlı ve ılık olan Zonguldak’ta kurak mevsime rastlanılmamaktadır. En fazla yağış sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür.

İlde mevsimler ve gece-gündüz arasında önemli bir sıcaklık farkı bulunmamaktadır. Denizden iç kesimlere doğru gidildikçe, iklim biraz daha sertleşir.

Yıllık ortalama sıcaklıklarda il genelinde önemli bir farklılaşma yoktur. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları ilin en fazla güneşli günlerinin yaşandığı aylardır. Yine bu aylar arasında deniz sıcaklığı ortalama 20 °C düzeyindedir.

Yıllık yağış ortalamasının 1234.96 mm olduğu Zonguldak’ta, en yağışlı aylar 148.65 mm ile Aralık ve 141.72 mm ile Ocak aylarıdır. Yağışlar kıyılardan iç kesimlere doğru gidildikçe hem azalmakta hem de yağmurdan kara dönüşme özelliği göstermektedir.

İlde hakim rüzgar güneydoğu (keşişleme) yönündedir. İkinci derecede etkili rüzgar ise kuzeybatı (karayel) yönündedir.

Zonguldak’ta en düşük nispi nem oranı % 70 olup, ortalama nispi nem oranı % 75’tir.

EĞİTİM

2004-2005 Eğitim öğretim yılında ilimizde okul öncesi eğitim kurumlarımızda 2.757 öğrenci, ilköğretim okullarımızda 81.057 öğrenci, ortaöğretim kurumlarında (genel ve mesleki – teknik okullar) 33.023 öğrenci olmak üzere TOPLAM 116.837 öğrenci öğrenim görmektedir.

İlimizde 6 anaokulu, 324 ilköğretim okulu, 59 genel – mesleki lise olmak üzere toplam 389 okulumuz da eğitim ve öğretim yapılmaktadır.

İlimizde okul öncesi kurumlarda, 195 anasınıfı öğretmeni , ilköğretim okullarında 3.319, ortaöğretim kurumlarında 1.887 olmak üzere TOPLAM 5.401 öğretmen görev yapmaktadır.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi, Devrek Fen Edebiyat Fakültesi , Karabük Teknik Eğitim Fakültesi, Bartın Orman Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Çaycuma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Ereğli Eğitim Fakültesi ve Fethi Toker Güzel Sanatlar Tasarım Fakültesi olmak üzere 8 fakülte, 3 enstitü, 2 yüksekokul, 8 meslek yüksekokuldan oluşmaktadır.
Üniversite bünyesinde 32 profesör, 32 doçent, 259 yardımcı doçent, 106 öğretim görevlisi, 43 okutman, 256 araştırma görevlisi , 8 uzman olmak üzere toplam 736 akademik personel görev yapmaktadır.

KÖMÜR VE Uzun Mehmet

Sanayi devriminden sonra önem kazanan kömür; Osmanlı padişahı II.Mahmut’un “Memalik-i Şahane dahilinde siyah taşın taharrisi” adlı fermanıyla ülkemiz, İlimiz gündemine girmiştir.

Kdz.Ereğli’nin kestaneci Köyünden olan Uzun Mehmet askerlik iznini kullanmak üzere köyüne gelir. Askerdeyken gördüğü kömürü yöresinde aramaya başlar. Buğday öğütmek için gittiği değirmenin (Kdz.Ereğli, Köesağzı Mevki, Neyren/Niyren Deresi dolayları) su kanallarında yuvarlanan siyah taşları görür ve bunları değirmen ateşine atarak yanıp yanmadığını dener.
Karataş’ın yandığını görünce hem kendi hem de yöresinin yazgısını değiştirecek yanartaşları çuvallayıp ihsanını almak üzere İstanbul’a hareket eder. Saraydan ihsanını (5000 kuruşluk ödül ve ölünceye dek 500 kuruş aylık) aldıktan sonra, kendisini kıskanan ve ödülünü çalmak isteyen, Kdz.Ereğli KaymaKAMı Müstelzim Hacı İsmail Ağa tarafından birhanda kahvesine zehir katılarak öldürülür. Uzun Mehmet, kömürle, Zonguldak’la özdeşleşmiş; adına anıt, park yaptırılmış, kimi üretim tesislerine adlı konmuş ve ülkemiz yeraltı işçiliğinin simgesi olmut bir isimdir.

Foto Safari

Zonguldak, su ve yeşil kombinasyonu yönünden zengin bir ildir.Orman alanları, akarsu, boyları, mağaraları,vb. doğal güzellikler foto safari için uygun yerlerdir. Bostandüzü, Göldağı, 100. Yıl, Milli Egemenlik, Ulutan, Yayla Mevkii ormaniçi dinlenme alanları; Harmankaya, Güneşli, Değirmenağzı dereleri ve şelaleri; Gökgöl, Sofular, Kızılelma, Cumayanı mağaraları; Bölüklü Yayla, Bacaklı Yayla gibi alanlar foto safari yapmak isteyenler için eşsiz güzelliklere sahiptir.

Yayla Turizmi

Zonguldak’ ın en yüksek tepesi olan Alaplı Bacaklı Yayla (1637 m) varolan, yaşayan yayla geleneği veyayla evleriyle “yayla turizmine”, yaklaşık 2-3 ay kar altında kalmasıyla “kış turizmine” aday bir doğal ortamdır

.DOĞAL GÜZELLİKLER

Zonguldak, doğal güzellikler açısından oldukça zengin bir ildir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan koyları, kumsalları, herbiri ayrı bir doğa harikası olan mağaraları, dört mevsim yeşil kalabilen bitki örtüsü ve orman içidinlenme alanları, turizm anlamında değerlendirilebilecek doğal kaynaklardır. Doğuda Sazköy’den, batıa Akçakoca’ ya kadar uzanan 80 kilometrelik kıyı şeridinde yer alan, pek çok doğal plaj ve kumsal yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı mekanlardır.

Bunlardan Filyos, Türkali, Göbü, Kapuz, Değirmenağzı, Ilıksu, Erdemir, Ereğli Belediye, Alaplı Belediye, Askeri Plaj ve Kocaman kıyıları “Mavi Bayrak Projesi” kapsamında izlenmektedir.

Zonguldak ve Kdz. Ereğli limanları endüstriyel ve ticari amaca yöneliktir. Zonguldak limanından Ukrayna’ nın Skadovsk, Evpatoria, Rusya’ nın Novorossky limanlarına ro-ro taşımacılığı yapılmaktadır.